ANKARA’DA NATO ZİRVESİ’NİN AMERİKAN BASININDAKİ YANKILARI “TEK KAZANAN ERDOĞAN” – Trump’ın Gözdesi Türkiye, Amerikan Medyasında Manşet Oldu
Washington’dan Ankara’ya uzanan olağanüstü diplomasi trafiğinde Türkiye, 22 yıl aradan sonra ev sahipliğini üstlendiği 36. NATO Zirvesi’nde adeta zirvenin tartışmasız yıldızı oldu.
Amerikan basını, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştirilen tarihi buluşmayı geniş kapsamlı analizlerle sayfalarına taşırken, ortak kanı Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik ağırlığının artık görmezden gelinemeyecek noktaya ulaştığı yönünde oldu.
Zirvenin en dikkat çeken figürü kuşkusuz ABD Başkanı Donald Trump’tı. New York Times, Ukrayna ve İran’daki savaşlar ile Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünün Türkiye’nin NATO müttefikleri nezdindeki değerini önemli ölçüde artırdığını yazarken, Türkiye’nin gelişen savunma sanayisi ve NATO’nun ABD’den sonraki en büyük ordusuyla ittifakın geleceği açısından kritik görüldüğünü vurguladı. Gazetenin aktardığına göre Trump, zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ev sahipliği yaptığı için katılmayı kabul ettiğini açıkça ifade etti. Bu ifade, Amerikan basınında Türkiye’nin ABD nezdindeki özel konumunun en net göstergesi olarak yorumlandı.
F-35 MÜJDESİ VE SAVUNMA SANAYİ VİTRİNİ – Türkiye’nin Stratejik Hamlesi ABD Basınında Yankı Buldu
Zirveden Türkiye’ye dönük en kritik çıktı, şüphesiz F-35 savaş uçağı satışının yeniden gündeme gelmesi oldu. Amerikan basınında geniş yankı bulan bu gelişme, Washington’un Ankara’ya F-35 satışını yeniden değerlendireceği mesajı olarak okundu. Trump’ın F-35 konusunda sinyal veren açıklamaları ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik sıcak mesajları, Yunan basınında dahi geniş yer bulurken, Türkiye’nin stratejik öneminin artık hiçbir ittifak üyesi tarafından göz ardı edilemeyeceği gerçeği bir kez daha tescillendi.
Politico’nun değerlendirmesinde ise daha çarpıcı bir tablo çizildi: Zirvenin sonunda “tek bir net kazanan” vardı ve o da Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı. ABD merkezli yayın kuruluşu, Erdoğan’ı “yerli savunma sanayisi alanında etkili bir müzakereci ve lider” olarak tanımlarken, liderlerin Erdoğan’ın Trump’ı NATO’nun geleceğine ilişkin tartışmalara dahil etme becerisini övdüğünü aktardı. Trump’ın ise Türkiye ile ilişkilerin “muhtemelen hiç olmadığı kadar iyi” olduğunu söylediği belirtildi.
Washington Post ise zirvenin bir başka ilginç yönüne dikkat çekti: Trump, zirveye Avrupalı müttefiklerini İran konusunda yetersiz bulduğu sert eleştirilerle başlarken, zirve sonunda ittifaka yönelik olumlu açıklamalar yaparak herkesi şaşırttı. Associated Press (AP) de zirveyi “kriz beklentisiyle başlayan ancak birlik mesajlarıyla tamamlanan bir toplantı” olarak değerlendirdi.
TÜRKİYE AÇISINDAN KRİTİK SONUÇLAR
- F-35 Satışının Yeniden Gündeme Gelmesi:Trump’ın zirvede F-35 ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin verdiği sinyaller, Türkiye’nin savunma sanayisinde yeni bir dönemin kapısını araladı.
- “Tek Kazanan Türkiye” Algısı:Politico başta olmak üzere Amerikan basınında hakim olan değerlendirme, zirvenin siyasi kazananının Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu yönündeydi.
- Trump-Erdoğan Özel İlişkisi:Trump’ın zirveye “Erdoğan için” geldiğini söylemesi, iki lider arasındaki güçlü kişisel bağın ittifak dengelerini nasıl etkilediğini gözler önüne serdi.
- Türkiye’nin Artan Stratejik Değeri:New York Times’ın vurguladığı gibi, Türkiye’nin NATO’nun ABD’den sonraki en büyük ordusu ve gelişen savunma sanayisi, ittifakın geleceği açısından vazgeçilmez konuma geldi.
- Savunma Sanayi Vitrini:Ankara Zirvesi, Türkiye’nin savunma sanayi kapasitesini tüm müttefiklerine sergilediği stratejik bir platform oldu.
- Avrupa’nın Güvenlik Mimarisi:Defence24 gibi savunma odaklı yayın organları, Avrupa’nın ciddi bir güvenlik mimarisi oluştururken Türkiye’yi dışarıda bırakamayacağını net şekilde ortaya koydu.
Objektif Kocaeli Gazetesi Yorumu
Ankara’nın ev sahipliğinde gerçekleşen bu tarihi zirve, Türkiye’nin uluslararası arenadaki ağırlığını bir kez daha tescilledi. Amerikan basınının neredeyse oy birliğiyle “tek kazanan Erdoğan” vurgusu yapması, Türk diplomasisinin son dönemdeki en büyük başarılarından biri olarak kayıtlara geçti. F-35 müjdesi, savunma sanayi hamleleri ve Trump’ın açık desteği, Türkiye’nin NATO içindeki konumunu daha da güçlendirirken, Avrupa’nın “Trump endişesi” ile kendi güvenlik mimarisini yeniden inşa etme çabası zirvenin bir diğer önemli boyutuydu.
Ancak unutulmamalı ki Trump’ın zirve öncesi ve sonrasındaki değişken tutumu, Avrupa’da güven endişelerini derinleştirirken, Türkiye’nin bu denklemdeki belirleyici rolü daha da ön plana çıktı. Kocaeli’den Ankara’ya, Ankara’dan Washington’a uzanan bu diplomasi trafiğinde Türkiye, masanın neresinde oturması gerektiğini tüm dünyaya gösterdi.